Sign up with your email address to be the first to know about new products, VIP offers, blog features & more.

Makin’ Out Üzerine

Yıllardır sürekli tekrar eden bir kural vardır; işini gerçekten iyi yapan insanlar, toplum tarafından yeterli ilgiyi görmezler. İşte Mark Owen’da bunlardan biri. Take That (Onun eski grubu)’dan ayrıldıktan sonra solo kariyerinde neredeyse hiçbir başarı elde edemedi. Her bir albümü başarısız olsa da toplam 4 albüm çıkardı. Her albümde, albümünün tutmayacağını biliyordu. Fakat o bu riski göze alarak gerçekten “müzik” yapmak amacıyla çıkardı her bir albümünü. Bu yaz çıkardığı The Art of Doing Nothing albümü bunun en açık kanıtı. Fakat benim bu yazıda size anlatacağım şarkı bu albüme ait değil.

MO2

Bundan tam 9 sene önce, How the Mighty Fall albümünden ilk single olarak Makin’ Out piyasaya çıktı. Tahmin edebileceğiniz üzere bir başarı gösteremeyerek İngiltere listelerinde sadece 30. sıraya kadar gelebildi. Bu gerçekten ilk single için bir hayal kırıklığıydı. Fakat Makin’ Out bunu hak ediyor muydu? Kesinlikle hayır.

MO3

Benim Makin’ Out’u keşfetmem bu yaz gerçekleşti. The Art of Doing Nothing’le çıktığım müzik yolcuğumda en büyük okyanusları aşarken bazı adalarla karşılaştım. Makin’ Out’da bunlardan biriydi. The Art of Doing Nothing gibi benim adıma efsane bir albümü yapan bir insan kariyerinin daha öncesinde ne tür şarkılar çıkarmış olabilirdi? İşte bu soru doğrultusunda Makin’ Out’u keşfettim. İtiraf etmem gerekirse ilk olarak YouTube’da klibini izlerken hiç beğenmedim. İşte bu benim yaptığım en büyük ahmaklıklardan biri. İlk önce bir şarkıyı hiç beğenmem rezalet derim. Ardından gece gündüz onu dinler olurum. Eminim ki bu sizinde başınıza gelmiştir.

MO7

Makin’ Out’a beni çeken şey klibi oldu. O kadar tatlı ve şirin bir klibi vardı ki defarlarca izledim ve hiçbirinde sıkılmadım. Şarkının klibi bir restoranda çalışan bir kadın ile oraya yemek yemeye gelen bir adamın tanışması ve ilk görüşte birbirlerine aşık olmalarını anlatıyor. Fakat restoran sahibi, kendi işçisinin böyle bir şeyi yaşamasına izin vermemek için, adamları aracılığa bu çifti ayırmak için elinden geleni yapıyor. İtiraf etmek gerekirse gerçekten çok basit bir senaryo. Fakat bu senaryoyu tatlı ve ilgi çekici yapan, 1900’lerin başlarında ki aşk filmlerin, bu klibe aşırı güzel şekilde uyarlanması. Bu uyarlama o kadar başarılı yapılmış ki, klibi izlerken yüzünüzde bir gülümseme oluşuyor, kendinizi saf ve mutlu bir aşkın tanığı olarak görüyorsunuz.

MO1

Benim en çok hoşuma giden sahne çift bankta otururken, adamın kadına bir çiçek vermesi ve kadının bu çiçekle bizim çok iyi bildiğimiz seviyor-sevmiyor oyununu yapması. İşte kadın bunu yaparken adamın yüz ifadeleri yüzünüzde bir gülümseme yaratıyor. Hemen ardından gelen patronun adamlarının çuvalları çiftlerinin kafalarına geçirdiklerinde çiftlerin ayaklarını sallamasına ne demeli? Harika düşünülmüş bir detay. Mark Owen ve Joanna Page o kadar iyi bir oyunculuk göstermiş ki, yaşanan hiçbir duyguyu yapay hissetmiyorsunuz.

Makin’ Out sadece kliple var olan bir şarkı değil. Şarkıda bir hayli başarılı. Özellikle akustik versiyonu benim bir hayli hoşuma gidiyor. Böyle bir şarkının keşfedilmediğine üzülsem mi yoksa böyle bir güzelliği keşfedebilen nadir insanlardan biri olduğum için sevimsem mi bilemedim. En iyisi siz gelin tüm anlattıklarımı bir de izleyerek görün.

share

No Comments Yet.

What do you think?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: