Sign up with your email address to be the first to know about new products, VIP offers, blog features & more.

Yabancı – Albert Camus | Karavandaki Kütüphane

Yüzyılın yazarları, sorunlarını anlatmak için kendilerinden önceki yüzyılın yazarlarından farklı yollar benimsediler. Bu yollar çoğu zaman biz okurlar alışagelmişin dışında ve anlaması emek gerektiren türlerdendi. Bu sefer modern klasiklere birçok eserini katmış olan Albert Camus’nün Yabancı’na göz atacağız.

Hikâye bir ölüm haberi ile başlar.  Romanımızın baş karakteri Cezayir’de yaşayan orta sınıf bir Fransız olan Meursault’.dur. Meursult annesinin ölümünü bakımevinden gelen kısacık bir telgraf ile öğrenir. Alelacele annesinin kaldığı bakımevini gider. Geceyi annesinin na’aşının yanı başında geçirirken sergilediği, duygusuz ve umursamaz tavırlar bize karakterimizin kim olduğuna dair ipuçları verir.  Karakterimize için “hayırsız evlat” damgası vurmak doğru bir teşhis olmayacaktır. Çünkü romanın ilerleyen kısımlarında anlarız ki Meursault, yaşama karşı tüm özüyle böylesine duygusuz ve umursamazdır.

Annesinin ölümünden sonraki gün yaşam tüm normalliği ile devam eder karakterimiz için. Sanki hiçbir şey olmamış gibidir. Sevgilisi ile yüzmeye giderler sinemaya gitmek için sözleşirler. Bir ara sevgilisi Meursault’un siyah bir boyun bağı taktığını görür. Yasta mısın diye sorar. Annem öldü der. Ne zaman diye sorar dün diye cevap verir Meursault. Sevgilisi şaşırır ama pek de üzerinde durmaz işin açıkçası çünkü yaşam tüm normalliğiyle devam etmektedir.

Öyle ki Meursault’nun bu duygusuzluğu ve tekdüzeliği romanın ilerleyen kısımlarda başına belalar açar. Aslında Meursault, bunları yaparken bir art niyet ve sahtelik taşımaz. Bilakis oldukça samimi ve doğaldır. Onun bu

Romanın ilerleyen kısımlarında nedensiz yere bir Arabı öldürerek işlediği bir cinayet sonucunda yargılanır. Yargılanışı bir insanı öldürmekten değil, gerek annesinin ölümüne karşı umarsız tutumu gerekse diğer konulardaki topluma karşı ciddiyetsizliği mahkûmiyet sebebidir.

Yabancı romanı topluma ve toplumun yarattığı normlara ters düşen bir bireyin; yine toplum karşı yabancılaşmasını, ötekileşmesini konu alan, yer yer varoluş felsefesine ve insan algısına dokunuşlar yapıldığında başka bir boyutta anlam kazanan önemli bir eser.  Tatminkâr bir okuma serüvenini de işin içerisine katınca, mutlaka okunması gereken kitaplar listesinde yerini hak ettiğini söyleyebiliriz.

Karavandaki Adam’da bu hafta 20. Yüzyılın önemli bir klasiği Albert Camus’nün Yabancı’sı vardı. Önümüzdeki kitapta görüşünceye dek hoşça kalın.

Bu arada bu kitabı siz okudunuz mu? Okuduysanız lütfen yorumlarda düşüncelerinizi bizimle paylaşın.

share

No Comments Yet.

What do you think?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: