Sign up with your email address to be the first to know about new products, VIP offers, blog features & more.

Bir Romanı Okumakla Filmini İzlemek Bir mi?

Artık popüler ve klasik romanların büyük bir kısmının sinema uyarlamalarını izleyebiliyoruz. Okuduğumuz kitapların sinemaya aktarılması elbette oldukça güzel bir durum. Hayallerimizde canlandırdığımız karakterleri, olayları ve daha birçok şeyi görüntüye dökülmüş olarak görmek gerçekten eşsiz bir keyif fakat romanların sinemaya uyarlanmasının iyice popüler olmasıyla beraber bu konuya dair olan soruların sayısı da oldukça arttı. Bu soruların hepsine nesnel cevaplar vermek mümkün değil, yine de bazı soruları sizler için cevaplamak istiyorum.

Hangisi daha iyi?

Buna kesin bir cevap vermek ne yazık ki mümkün değil, fakat bir gerçek var ki kitaplar çoğu zaman daha iyi oluyor çünkü artık günümüzde bir kitaba birden fazla uyarlama yapılıyor ve bu uyarlamaların çoğu başarısız oluyor. Benim fikrimi soracak olursanız, kitap her zaman daha iyidir; çünkü bir eserin çok daha fazla ayrıntısını başkalarının bize dayattığı şekilde değil, bizim hayal ettiğimiz şekilde ve çok daha ayrıntılı olarak öğrenebiliyoruz. Bu yönden kitaplar filmlerden daha üstün.

İlk olarak hangisine bakılmalı?

Yönetmene ve senariste kitapta olmayan kısımlar için kızıp sinirlenmek istemiyorsanız ilk olarak filmi izleyin ama ben kitabı okudum ve sadece hayalimde canlandırdığım bölümleri birde başkalarının hayal gücüyle göreyim diyorsanız ilk olarak filmi izleyin. Şöyle de bir gerçek var: film eğer başarısız bir uyarlama ise sizi kitaptan soğutabilir. Bu yüzden benim önerim kitabı okuduktan sonra filmi izlemeniz.

rcrusoe

Robinson Crusoe’un 1997 uyarlamasının senaryosu kitaptan çok uzaklaşmıştı. Bu sebepten olsa gerek, ünlü oyuncu Pierce Brosnan’ın filmde yer almasına rağmen IMDB’de 5.9 gibi oldukça düşük bir puan aldı.

Kitaplar Filmlere Birebir mi Uyarlanıyor?

Kitaplar ve filmleri arasındaki fark tahmin edilenden çok daha fazla ne yazık ki. Senaristler haklı olarak bir kitabın tamamıyla sinemaya uyarlanamayacağını bildikleri için romanlardan çok fazla kırpma yapıyorlar. Elbette buna bir sözümüz yok fakat bu çoğu zaman romanın önemli kısımları olabiliyor veya bunu yapmayıp tüm romanı filme sığdırmaya çalışırsalar da bu sefer birçok karakter ve olay yüzeysel kalıp romanın indiği derinliğe film inemiyor ve etkileyiciliği yok oluyor.

buyukumutlar2012

Büyük Umutlar’ın 2012 uyarlaması kitaba çok sadık kalmasına rağmen, kitaptaki ayrıntıların çoğunun dahil edilmesinden, zaman kısıtlamasının da etkisiyle filmde karakterler çok yüzeysel kaldı. Film, bazı çevreler tarafından başarısız bulundu.

Eğer filmini izlediysem okumama gerek var mı?

Bana kalırsa evet var. Eğer filmi izlediyseniz kitabnıı da okuyun. Kitabı okuduysanız da filmi izleyin. İkisi de eserin sizde olan etkisini artırır. Belki filmi izledikten sonra kitabı okumak size sıkıcı gelebilir ama inanın filmde görmediğiniz birçok harika şey kitapta sizi bekliyor olacak. Bu yüzden filmi ikinci kez izliyormuş gibi olmayacaksınız.

 

Son karar elbette sizin. Eğer bir kitabın iyi bir hayranıysanız sinema uyarlamalarına açık olmanızı öneririm ayrıca ülkemizde bir kitap sinemaya uyarlandığında kitabından daha popüler olabiliyor. Hatta bu çoğu zaman “Aa, o filmin kitabı da mı varmış?” gibi tepkilere de yol açabiliyor. Bu yüzden arkadaşlarınızla o eserle ilgili konuşabileceğiniz daha fazla şey olabiliyor.

share

No Comments Yet.

What do you think?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: