Sign up with your email address to be the first to know about new products, VIP offers, blog features & more.

Karavandaki Kütüphane: Beyaz Diş – Jack London

Yaşamın işleyişinin özünde nasıl bir mekanizma saklıdır? Yaşamı anlamlandırmak bu mekanizma ile ilişkili midir? Edebiyat tarihde yaşam mücadelesini ele alan yazarlar arasında kendine özel yeriyle Jack London’un verebileceği cevap muhtemelen ilişkili olduğunua dair olurdu. Pek az yazar onun gibi yaşam mücadelesini eserlerinin ana teması yapmıştır. Vahşetin Çağrısı, Beyaz Diş, Martin Eden, Demir Ökçe ve diğerlerinden bahsediyorum. Yaşam mücadelesinin türlü şekillerde fakat aynı ciddiyet ve hususiyetle işlendiği eserlerden. Az önce okuduğum pasaj; London’un Beyaz Diş adlı eserindendi. Eser dörtte bir köpek kanına sahip bir kurdun Kuzey Topraklarında hayatının ilk anından itibaren içinde bulunduğu yaşam mücadelesini anlatıyor. Kitap boyunca romanın baş kahramanı ve aynı zamanda romana ismini veren Beyaz Diş’in yaşamının uzun bir kısmına tanık oluruz. Doğa ve bilhassa karşıladığı ilk andan itibaren tanrısı olarak göreceği insan ile mücadelesi vardır Beyaz Diş’in yaşamında çoğunlukla. Mükemmel bir roman değil Beyaz Diş. Kaldı ki çok bariz kusurları var fakat bir kurdun yani bir canlının yaşama nasıl tutunduğunu, nasıl tutunabileceğinin, yaşamın onu hangi şartlara maruz bırakacağının en güzel göstergelerinden biri. Çünkü yaşam; her zaman herkes için yeterince şanslı değil.

Çoğunlukla belgesellerde gördüğümüz ve meraklı gözlerle izlediğimiz yeni doğan yavrular, biz dışarıdan bakanların yani yabancıların baktığı gözle mi ilk anlarını yaşar? Dünya ile ilk kez baş başa kaldığı bu an yoksa başka türlü müdür? Tam burada Beyaz Diş’in doğumundan itibaren annesinin onu sakladığı mağradan ilk dışarı çıkışını anlatan pasajdan alıntı yapmak istiyorum:

İlk defa duyuyor yahut küçük yaşlarda okumuş olmanız mümkün Beyaz Diş’i. Size önerim ister okumuş olun ister okumamış Beyaz Diş’i bir kez daha başka bir gözle belki yaşam mücadelesi belki de sizin keşfedeceğiniz bir gözle okuyun.

Aslında yaşamımızda her gün farkında olmasak da içerisinde bulunup dahil olduğumuz yaşam mücadelesi yalnızca şehirlerde saklı değil. Yaşamın özü şehirlerde değil doğada saklı ve doğa daima varolma mücadelesi içerisinde. Aynı şekilde bizim ait olduğumuz yer de doğadan farklı bir yer değil. Varoluşumuzu anlamdırmak ve ona değer katmak için bu mücadeleyi yakından tanımaya mecburuz. Belki Jack London, bilhassa onun eserlerden biri yani Beyaz Diş bu mücadeleyi hatırlamak yahut tanımamıza yardımcı olabilir.

share

No Comments Yet.

What do you think?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: